UMUTSUZ DURUMLAR YOKTUR, UMUTSUZ İNSANLAR VARDIR: YAŞASIN CUMHURİYET
Bugün günün anlam ve önemini, CUMHURİYETİ konuşalım. Nedir Cumhuriyet, halkın kendini yönetme biçimi. Halk iradesi var, yanlışa yanlış diyebilmek var, doğru olmayanı düzeltmek var. Peki bunlar gerçekten şimdiki cumhuriyetimize var mı?
Cumhuriyetimizin 103. yılını kutluyoruz. Her yeri bayraklarla donatıyorız, bütün paylaşımlarımıza Atatürk'ü, özgürlüğü, coşkumuzu ekliyoruz. Birkaç günlüğüne "mış gibi" yaşıyoruz evet. Peki sonra?
Cumhuriyetimiz gerçek bir cumhuriyet mi? Eğer öyleyse halkın iradesi nerede? Eğer öyleyse neden sadece fikir belirtti diye hatta fikir bile belirtmeden tarihten, bilimden konuşurken yanlış anladığı iddia edilen insanlar tutuklulukla yargılanıyor?
Çocuklarımıza, gençlerimize bu Cumhuriyeti mi öğreteceğiz, bu Cumhuriyeti mi bırakacağız? Bu haldeyken Cumhuriyet derken ağzımız dola dola, başımız dik, cesurca konuşmak bir yana bu kelimeyi ağzımıza alamayacağız gibi duruyor.
Peki Atatürk'ümüz ve onun silah arkadaşları, o günkü cesur halkımız, topyekün bu başarıyı kolay mı kazandı? Onca kanlar dökülmedi mi, onca canlar gitmedi mi? Öyleyse bizler de bu emanete sahip çıkmalı,onu hak ettiği biçimde yaşatmalıyız. Burada Atatürk'ün şu sözlerini hatırlayalım: “Tarihi yaşadığımız gibi yazdık, fakat geleceği cumhuriyete inananlara, onu koruyanlara ve yaşatacaklara emanet etmek lazımdır.”
Bazen yorulsak da, bazen umutsuzluğa düşsek de ve yine bazen bize engel olunmaya çalışılsa da Türk Milleti tarih boyunca hürriyet ve istiklâle örnek olmuş bir millettir. Yazımı Atatürk'ün herkese inanç veren bir sözüyle sonlandırmak istiyorum: “Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır. Ben hiçbir zaman umudumu yitirmedim.”
Ben de umudumu yitirmedim.
Yaşasın CUMHURİYET, iyi ki CUMHURİYET!
Psikolojik Danışman & Aile Danışmanı
Tuba Çavaş