Vatan ve Birliğimizin Sembolü Şanlı Bayrağımız
Bugün, daha önce 80’ler ve 90’larda görülen sarsıntılı bir gelişme yaşandı. Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde yer alan bir şehirde, Mardin’in Nusaybin ilçesinde şanlı Türk bayrağımız göklerden indirildi. Bu alçakça girişimde bulunan terör yanlıları, yaşadıkları ülkeye karşı ihanet göstergelerini sembolik olarak bir kez daha gösterdiler.
Bu alçakça saldırının arka planında, Suriye’de sivil Kürt halkına karşı yapılan işgal vardı. Bu işgal karşısında çoğu Kürt asıllı Suriyeli hayatını kaybetti ya da yaralandı; çoğu da göç etmek zorunda bırakıldı. Türkiye, 90’lı yıllarda aynı şekilde gerçekleştirilen suikastlarda binlerce Suriyeli Kürt halkını ülkeye alarak onlara sığınmaları için bir kapı açmıştı. Tarihte daha önce görüldüğü gibi, terör örgütü sivil Kürt halkını yerlerinden etmeye devam ediyor.
Bunun neticesinde Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM), bu suikastlara tepki vermek amacıyla haftalık grup toplantısını Mardin’in Nusaybin ilçesinde, Suriye sınırında gerçekleştirdi. Grup toplantısının ardından bazı bölücü Kürt asıllı terör yanlıları sloganlar atarak şanlı Türk bayrağımızı göklerden indirerek Suriye’ye geçmeye çalıştılar. Bu hain propaganda girişimini durdurmak amacıyla Türk polislerimiz barikatlarla geçişleri engellemeye çalışırken, terör yanlıları taş, sopa ve yumruklarla Türk polislerimize zarar vererek barikatları aşıp sınır bölgesinden geçmeye çalıştılar.
Neyse ki yapılan hain girişim sonucu suçlular yakalandı. Türk halkından da tepkiler, sokakların ay yıldızlı şanlı vatan bayrağımızla güzelleştirilmesiyle geldi. Türk halkı, daha önce olduğu gibi, tekrardan bayrağına karşı yapılan saygısızlığa en güzel biçimde tepkisini verdi.
Bu olaylar dünya gündeminde de gelişmelere yol açtı. Örnek olarak, ABD Başkanı Donald Trump’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşme gerçekleştirirken, Azerbaycan Başkanı İlham Aliyev Türk Devletleri İşbirliği Teşkilatı’nın güçlendirilerek hazırlıklı olunması için başta Türkiye olmak üzere çağrıda bulundu.
Yapılan bu hain girişimle akıllara şu sorular geliyor: Bu girişim barış sürecini etkiler mi?
Bana sorarsanız, barış süreci için bu gelişme Türk–Kürt arasındaki çatışmayı daha da alevlendirdi ve barış sürecinin sonuçlanmayacak bir yol olduğu düşüncesini kökleştirdi. Yıllardır yok edilmeye çalışılan PKK terör örgütü gerçekten feshedilecek mi? Bu süreçte asla fikri alınmayan şehit yakınları, gerçekleşen hain girişimle daha da çok sarsılmışken bu sarsıntı için ülkemiz neler planlıyor?
Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde, bir ülkenin temsili olan vatanının sembolü olan tek bayrağın göklerden indirilmesi, her ne olursa olsun asla kabul edilemez bir durumdur. Ülkesini seven ve sayan her Türk vatandaşı, ülkesine ve milletine karşı görev ve sorumluluklarını yerine getirmeli ve bayrağını daima göklerde tutmalıdır.
Şehri TURKER