SESSİZ ARAÇLAR
Elektrikli otomobiller hayatımızda neyi değiştirdi?
Sokaklarımız daha sessiz, egzoz dumanı daha az. Elektrikli otomobiller “çevreci” kimlikleriyle geleceğin ulaşımı olarak sunuluyor.
Peki bu sessizlik her alanda iyi mi?
Ne yazık ki hayır.
Neden hayır?
Çünkü bu sessiz dönüşüm, acil durum sahasında aynı hızla karşılık bulmadı. Teknoloji hızla değişirken, kazalara müdahale eden ekiplerin bilgi ve hazırlık düzeyi geride kaldı.
Bunu kim söylüyor?
AFSÜ Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalından Dr. Öğr. Üyesi Uğur Kayhan ve Acil Tıp Ana Bilim Dalından Prof. Dr. Şerife Özdinç ile Karabük Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalından Dr. Öğr. Üyesi Zafer Liman, Afyon Kocatepe Üniversitesi Veteriner Fakültesi Biyoistatistik Ana Bilim Dalından Prof. Dr. İbrahim Kılıç ve Paramedik Cengiz Durmuş’un imzasının yer aldığı BMC Emergency Medicine’de yayımlanan bilimsel bir araştırma söylüyor.
Araştırma neyi inceliyor?
Türkiye’nin farklı bölgelerinde görev yapan 402 acil sağlık çalışanının, elektrikli otomobil kazalarına yönelik bilgi düzeyini, risk algısını ve psikolojik hazırlığını.
Ortaya çıkan tablo nasıl?
Açık konuşalım. Endişe verici.
Katılımcıların yüzde 94’ünden fazlası, elektrikli araç kazalarına yönelik hiçbir özel eğitim almadığını söylüyor.
Bu ne anlama geliyor?
Yollarda yüksek voltajlı bataryalara sahip araçlar artıyor, ama müdahale refleksleri hala içten yanmalı motorlara göre şekilleniyor. Yani teknoloji ileri, hazırlık geri.
Elektrikli otomobil kazaları neden farklı?
Çünkü riskler farklı.
Yüksek voltajlı batarya sistemleri.
Söndürülmesi zor ve uzun süren yangınlar.
Toksik gaz salınımı.
Kazadan saatler sonra bile ortaya çıkabilen yeniden alevlenme riski.
Bu araçlar, adeta “gecikmeli tehlike” barındırıyor.
Bu riskler kimi tehdit ediyor?
Sadece yaralıyı değil. Olay yerine ilk ulaşan sağlık çalışanını, itfaiyeciyi, trafik polisini, arama-kurtarma ekibini, çekici operatörünü ve hatta araç tamircisini.
Zincirin en zayıf halkası neresi?
Eğitim. Araştırma net söylüyor. En büyük açık, bilgi ve uygulama eksikliği.
Sorun sadece sağlık çalışanlarının mı?
Hayır. Bu çok paydaşlı bir sorun. Elektrikli otomobil kazası, tek bir meslek grubunun değil, koordineli çalışan herkesin meselesi.
Araştırmacılar neye dikkat çekiyor?
Dr. Öğr. Üyesi Uğur Kayhan’ın altını çizdiği gibi, elektrikli araç kazalarına hala “geleneksel reflekslerle” müdahale edilmesi ciddi bir risk. Yüksek teknolojiye, eski alışkanlıklarla karşılık vermek sahada ağır bedellere yol açabilir.
Peki çözüm ne?
Çözüm aslında belli.
Elektrikli araç mekaniği ve batarya sistemleri hakkında temel teknik eğitimler.
Simülasyon tabanlı ve senaryo odaklı tatbikatlar.
Meslek gruplarına özel, standartlaştırılmış müdahale protokolleri.
Bunlar artık bir lüks değil, zorunluluk.
Neden acil?
Çünkü kazalar beklemez.
Teknoloji durmaz.
Risk, hazırlıksız yakalananı affetmez.
Bu çalışmanın bize verdiği ana mesaj ne?
Geleceğin araçları bugünün yollarında ilerlerken, acil durumlara müdahale edenlerin de geleceğin bilgisiyle donatılması gerekiyor.
Sonuç.
Araştırmacılar araştırmalarını yapmış. Eksiklikler tespit edilmiş, çözümler ortaya konmuş durumda.
Artık yapılması gereken net.
Sağlık çalışanlarına, itfaiyecilere, trafik polislerine, arama-kurtarma ekiplerine, çekici operatörlerine ve araç tamircilerine eğitim vermek.