Sağlıkta "Adamlaşma" Dönemi
Afyonkarahisar, sağlık yatırımları açısından özellikle fiziki altyapıda kendi ölçeğindeki birçok ilden daha ileride. Özel sektör, devlet ve üniversite yatırımlarıyla bölgesel bir sağlık merkezi olma iddiasını taşıyor. Yeni hastanelerimiz var, binalar pırıl pırıl...
Ama sağlık hizmeti yalnızca beton bina yapmakla olmuyor.
İçini dolduramadığınız binanın vatandaş için hiçbir anlamı yok.
Tıbbi cihaz eksiklikleri hâlâ ciddi bir sorun. Birçok poliklinikte vatandaşa altı, hatta sekiz ay sonrasına randevu veriliyor. Bunun kabul edilebilir hiçbir tarafı yok. Bazı hastalıklar için altı ay değil, altı gün bile hayati önem taşırken insanlara aylar sonrasına gün verilmesi sağlık sisteminin en büyük açmazlarından biri.
Daha da ilginci, şehir merkezinde bulunmayan bazı cihazlar ilçe hastanelerinde mevcut. Bu nedenle merkezdeki hastalar servislerle ilçelere taşınıyor.
Üniversitenin ve devletin diş hastaneleri ise artık ihtiyaca cevap vermekte zorlanıyor. Devlet yeni bir diş hastanesi kazandırdı. Şimdi sıra Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi'nde. Bölge hastanesi olduğumuzu söyleyip çevre illerden gelen hastalarla övünmek güzel ama eksikleri konuşmadan yapılan her övgü eksik kalıyor.
Biz kendimizi dev aynasında görmeyi çok seviyoruz.
"Termalin başkenti", "Mermerin başkenti", "Zaferin başkenti", "Sağlığın başkenti"...
Kürsüde konuşan da, aşağıda dinleyen de çoğu zaman söylenenlere tam inanmıyor ama yine de alkışlıyor. Çünkü kulağa hoş geliyor.
Oysa gerçekler alkışla değişmiyor.
Yaklaşık bir yıl öncesine kadar Afyonkarahisar'da sağlık kurumları arasında örnek gösterilecek bir koordinasyon vardı.
İl Sağlık Müdürü ile AFSÜ Rektörü aynı dili konuşuyor, Devlet Hastanesi Başhekimi ile Üniversite Hastanesi Başhekimi adeta ağabey-kardeş gibi çalışıyordu.
Kurumlar birbirine rakip değil, birbirini tamamlayan yapılar hâline gelmişti.
Vatandaş bunun faydasını görüyordu.
Sonra ne olduysa oldu...
Birileri bu uyumun içine çomak soktu.
Yıllar içinde kurulan iletişim bağları bir anda kesildi.
Devlet Hastanesi Başhekimi değiştirildi.
Üniversite Hastanesi Başhekimi değiştirildi.
İl Sağlık Müdürü değişti.
Yeni gelen yönetim kendi kadrosunu oluşturma telaşına düştü.
AFSÜ Rektörü değişti.
Ve bütün taşlar yeniden dağıtıldı.
Sağlıkta hizmet yarışı yerini "adam yarışı"na bıraktı.
"O onun adamı."
"Bu benim adamım."
"O gitsin, bizimki gelsin."
Liyakat geri plana itildi.
Kurumların iş birliği yerini kurumlar arası rekabete bıraktı.
Peki neden?
Afyonkarahisar halkına daha kaliteli sağlık hizmeti sunmak için mi?
Hayır.
Herkes kendi ekibini kurmanın, kendi geleceğini sağlamlaştırmanın, kendi koltuğunu güçlendirmenin hesabını yapıyor.
Bu hesapların faturasını ise vatandaş ödüyor.
Bundan üç beş ay önce İl Sağlık Müdürü, Halk Sağlığı Başkanı'nı görevden aldı.
O gün de yazdık.
"Bu karar mahkemeden döner." dedik.
Nitekim döndü.
Mahkeme göreve iade kararı verdi.
Fakat daha önce söylediğimiz ikinci ihtimal de gerçekleşti.
Mahkeme kararına rağmen bu kez başka bir gerekçeyle başka bir göreve gönderildi.
Şimdi soruyorum...
Bu güç gösterisinin kime faydası var?
Afyonkarahisar ne kazandı?
Vatandaş hangi hizmeti daha iyi almaya başladı?
Hiçbirini.
Kazanan yok.
Kaybeden ise yine bu şehrin insanı.
Asıl üzücü olan ise bütün bunlar yaşanırken şehri yönetenlerin sessizliği...
Herkes üç maymunu oynuyor.
Kimse görmek istemiyor.
Kimse duymuyor.
Kimse konuşmuyor.
Ortada sağlık hizmetini geliştirme yarışı yok.
Ortada yalnızca "benim adamım senin adamını yendi" yarışı var.
Devlet yönetimi böyle olmaz.
Kurumlar kişilere göre şekillenmez.
Liyakatin yerini sadakat aldığında, hizmet ikinci plana itildiğinde kaybeden sadece kurumlar olmaz; bütün şehir kaybeder.
Ve ne yazık ki bugün Afyonkarahisar sağlıkta tam da bunu yaşamaya başladı.
Sağlıkta artık hizmet değil, "adamlaşma" dönemi konuşuluyor.
Bu anlayış değişmediği sürece, yapılan yeni binalar da, atılan gösterişli temel törenleri de vatandaşın derdine çare olmayacaktır. Çünkü sağlık sistemini ayakta tutan beton değil; liyakat, istikrar ve ortak akıldır. Bunlar kaybolduğunda geriye yalnızca koltuk kavgası kalır.