PROF. DR. ÇAĞLAR ÖZKAYMAK "AFYONKARAHİSAR, TÜRKİYE'NİN EN FAZLA DİRİ FAYA SAHİP İLLERİ ARASINDA"
FEVZİ ŞEN /Starafyonhaber
Starafyonhaber'in, AKÜ Jeoloji Mühendisliği Genel Jeoloji Ana Bilim Dalı Başkanı ve Deprem Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Çağlar Özkaymak ile özel bir röportaj gerçekleştirdik. Afyonkarahisar'ın deprem riski ve ili etkileyen diri faylar bilimsel veriler ışığında değerlendirildi.
Starafyonhaber: Afyonkarahisar, Türkiye'nin deprem riski açısından nasıl bir konumda? İlin genel deprem tehlikesini değerlendirir misiniz?
Prof. Dr. Çağlar Özkaymak: 1941 yılında yayımlanan Türkiye Zelzele Haritası'ndan sonra, sırasıyla 1992 ve 2013 yıllarında yayımlanan Türkiye Diri Fay Haritası, son 13 yıllık süreçte meydana gelen büyük depremler sonrasında gerçekleştirilen ayrıntılı arazi çalışmaları, yüzey kırığı haritalamaları ve paleosismolojik araştırmalar sonucunda Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü tarafından revize edilerek 2026 yılında güncellendi.
22 Haziran 2026 tarihinde, MTA Bilimsel Etkinlikler Haftası ve MTA'nın 91. Kuruluş Yıl Dönümü kapsamında düzenlenen programla tanıtılan güncellenmiş haritada, Türkiye'de 2013'te 485 olarak tanımlanan diri fay sayısı 700'e yükseldi.
AFYONKARAHİSAR, DEPREM TEHLİKESİ AÇISINDAN YER BİLİMCİLERİNİN ODAK NOKTASI
Afyonkarahisar, Türkiye'nin en fazla diri (aktif) faya sahip illeri arasında yer almakta olup deprem tehlikesi açısından yer bilimcilerin odak noktalarından biridir.
2026 yılında güncellenen haritaya göre; Afyonkarahisar il sınırları ve yakın çevresinde 47 adet ana fay/fay zonu ve segmentleriyle birlikte yaklaşık 61 fay tanımlanmıştır. Bu faylardan 42'si diri (aktif) fay, 18'i olası (kuşkulu) diri fay statüsündedir. Elde edilen yeni veriler, Afyonkarahisar'ın genel deprem tehlikesinin geçmiş yıllardaki bilgilere kıyasla çok daha yüksek olduğunu ortaya koymuştur.
"2026 HARİTASINDA AFYONKARAHİSAR İÇİN DİKKAT ÇEKEN GÜNCELLEMELER"
Starafyonhaber: Afyonkarahisar'ı etkileyen aktif fay hatları hangileridir? Bu faylar hangi ilçe ve bölgelerden geçmektedir?
Prof. Dr. Çağlar Özkaymak:
Sandıklı Fay Zonu: 2026 yılında güncellenen haritaya göre Afyonkarahisar'da en dikkat çekici bölge, Sandıklı ve civarı oldu. Sandıklı-Örenkaya-Düzbel doğrultusu boyunca daha önce olası (kuşkulu) diri fay olarak tanımlanan Örenkaya, Düzbel, Kızılören ve Sandıklı fayları birleştirilerek yaklaşık 40 km uzunluğunda, 8 km genişliğinde Sandıklı Fay Zonu, diri fay statüsünde tanımlanmıştır.
Işıklar Fay Zonu, Değirmendere ve Halimoru Fayı: Bununla beraber, Işıklar Fay Zonu, Değirmendere ve Halimoru Fayı olarak iki segment halinde tanımlanmıştır ve batıdaki Halimoru Fayı, Belkaracaören ile Salar arasında yaklaşık 3 km genişliğinde ve 17 km uzunluğunda diri fay statüsünde güncellenmiş olup, Afyonkarahisar için en önemli deprem kaynaklarından birisi olarak güncellenmiştir.
Beyyazı Fayı: Afyonkarahisar merkez için bir diğer önemli güncelleme ile Gazlıgöl-Beyyazı-Susuz boyunca uzanan ve önceki haritada diri olmayan fay statüsünde tanımlanan fay, güneydoğu tarafta Gebeceler'e doğru uzatılarak yaklaşık 24 km uzunluğunda Beyyazı Fayı adı altında olası (kuşkulu) diri fay statüsünde güncellenmiştir.
Han ve Gömü Fayları: Afyonkarahisar için bir diğer önemli güncelleme, önceki haritada tanımlanmış fay olmadığı bilinen Bayat, Emirdağ ve Gömü civarında ilk defa tanımlanan Han ve Gömü fayları gibi olası diri fayların haritalanmasıdır. Bu faylardan birisi, Emirdağ kuzeybatısında Kuzören-Gedikevi-Alibeyce-Yarımca-Karaağaç doğrultusu boyunca yaklaşık 24 km uzunluğundaki Gömü Fayı adı altında ilk defa tanımlanmıştır. Önceki haritada diri olmayan fay statüsünde tanımlanan yaklaşık 8 km uzunluğundaki adlanmamış fay, yeni güncellenen haritada Döğer Fayı adı altında olası diri fay olarak güncellenmiştir.
Bununla birlikte Erkmen, Bolvadin, Gazlıgöl, Gecek, Sultandağı Fay Zonu, Büyükkarabağ Fayı gibi bilinen faylar mevcuttur. Ayrıca 2026 yılında güncellenen haritada Dombayova Fayı, Eldere Fayı, Çapalı Fayı, Akın Fayı, Haydarlı Fayı, Kulak Fayı, Çobankaya Fayı, Atlıhisar Fayı, Taşoluk Fayı, Han Fayı, Gömü Fayı ve Devederesi Fayı'nın güney kolu Afyonkarahisar ve çevresinde ilk defa tanımlanmıştır.
Bilgi Kutusu
2026 Türkiye Diri Fay Haritası
Prof. Dr. Çağlar Özkaymak'ın da ifade ettiği 2026 yılında güncellenen Türkiye Diri Fay Haritası'na, Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü (MTA) Yer Bilimleri Portalı üzerinden ulaşılabilmektedir.
PROF. DR. ÇAĞLAR ÖZKAYMAK "AFYONKARAHİSAR'DA DEPREM RİSKİ ZEMİN YAPISINDAN DA KAYNAKLANIYOR”
"AFYONKARAHİSAR'DA BİRÇOK YERLEŞİM ALANI DİRİ FAYLARIN ÜZERİNDE BULUNUYOR"
Starafyonhaber: Afyonkarahisar merkezinin zemin yapısı deprem açısından ne kadar güvenli? Riskli mahalleler veya bölgeler bulunuyor mu?
Prof. Dr. Çağlar Özkaymak: Afyonkarahisar'daki yerleşim alanlarının büyük bir kısmı diri fayların üzerine kurulmuştur. Bu durum deprem riskini oldukça artırmaktadır. Örneğin Erkmen Fayı, Çakırköy ve Erkmen yerleşim alanının altına kadar uzanırken; Halimoru Fayı, Salar ve Belkaracaören arasında konumlanmıştır. Beyyazı Fayı ise Susuz, Beyyazı ve Gebeceler boyunca uzanmaktadır.
Dinar Fay Zonu, Dinar yerleşim alanının; Sandıklı Fay Zonu, Sandıklı yerleşim alanının; Tatarlı Fayı, Tatarlı yerleşim alanının; Gazlıgöl Fayı, Gazlıgöl yerleşim alanının; Bolvadin Fayı, Bolvadin yerleşim alanının; Büyükkarabağ Fayı, Büyükkarabağ yerleşim alanının; Çay Fayı, Çay yerleşim alanının altından geçmektedir.
Şuhut, Işıklar, Çobanlar ve Sultandağı ise sırasıyla Bademli, Işıklar, Çobanlar ve Sultandağı Fay Zonlarına oldukça yakın konumdadır.
Afyonkarahisar merkez yerleşim alanının özellikle batı-kuzeybatı, kuzey ve doğu-kuzeydoğu bölümleri genel olarak taşıma gücü düşük alüvyal zeminler üzerine kuruludur ve yakın çevresinde Beyyazı, Erkmen, Gecek, Gazlıgöl, Halimoru, Çobanlar ve Işıklar gibi diri faylar bulunmaktadır. Bu durum, Afyonkarahisar yerleşim alanlarının deprem riski altında olduğuna işaret etmektedir.
"DİNAR, SULTANDAĞI, ÇAY VE BOLVADİN NEDEN DAHA FAZLA ÖNE ÇIKIYOR?"
Starafyonhaber: Dinar, Sultandağı, Çay ve Bolvadin gibi ilçelerin deprem riski neden daha fazla öne çıkıyor?
Prof. Dr. Çağlar Özkaymak: Bu ilçelerin nüfus yoğunlukları, üzerlerinde veya yakınlarında barındırdıkları diri faylar ve yakın zamanlarda meydana gelen, büyüklüğü ortalama 6,0 ile 6,3 arasında değişen depremler ile yüzey deformasyonlarının meydana gelmiş olması nedeniyle daha fazla gündeme gelmektedir.
Dinar ve Sultandağı/Çay: Bu ilçelerde 1 Ekim 1995 (Mw: 6,2) Dinar Depremi, 15 Aralık 2000 Sultandağı Depremi (Mw: 6,0) ve 3 Şubat 2002 Çay depremleri (Mw: 6,0 ve 6,3) meydana geldiği bilinmektedir. Yakın zamanlarda meydana gelen bu yıkıcı depremler, bu bölgedeki fayların diri olduğunu, fayların henüz kırılmayan kollarına enerji yüklediğini gösteren en belirgin kanıtlardır.
Bolvadin: Bolvadin Fayı'nın yerleşim alanının içindeki Adalet Parkı civarına kadar uzanması ve yıkıcı bir deprem olmaksızın gelişen yüzey deformasyonlarının bu fay üzerinde gerçekleştiğinin kesinleşmesi, 2026 yılında güncellenen ülkemizin resmi haritası olan Türkiye Diri Fay Haritası'nda Bolvadin Fayı'nın şehrin içerisine kadar devam ettiğinin tanımlanması, yerleşim alanı için bilinen riskin daha büyük olduğuna işaret etmektedir.
"1876 AFYON DEPREMİ'NİN SIRRI HALA ÇÖZÜLEBİLMİŞ DEĞİL"
Starafyonhaber: Afyonkarahisar tarihinde Dinar ve Sultandağı dışında yıkıcı depremler yaşandı mı? Özellikle 1876 Afyon Depremi hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Prof. Dr. Çağlar Özkaymak: Son 126 yıllık süreçte (aletsel dönem), 1995 Dinar, 2000 Sultandağı ve 2002 Çay depremleri haricinde yıkıcı bir deprem kaydı bulunmamaktadır. Ancak büyüklükleri 3 ile 5 arasında değişen orta şiddetli depremler zaman zaman (kabaca 10 yılda bir) meydana gelmektedir.
Bununla beraber, tarihsel dönem (1900 yılı öncesi) içerisinde kayıt altına alınmış çok sayıda yıkıcı deprem kaydı vardır. Tarihsel dönem kayıtlarına göre, 13 Mayıs 1876 tarihinde yaşanan ve 6,7 büyüklüğünde olduğu öngörülen depremin Afyonkarahisar merkezde ağır hasara neden olduğu bilinmektedir. Ancak bu depremin hangi faydan kaynaklandığı açık değildir ve deprem hakkında günümüze ulaşan detaylı bilgi bulunmamaktadır.
Ayrıca MÖ 336, MÖ 88 ve MS 54 depremleri Dinar'da, MS 94 depremi Afyonkarahisar merkezde, MS 530 depremi Bolvadin'de, 1766, 1767 ve 1862 depremleri ise Şuhut yerleşimlerinde yıkımlara sebep olmuştur.
PROF.DR. ÇAĞLAR ÖZKAYMAK "DEPREME DİRENÇLİ KENTLER BİLİMSEL ÇALIŞMALARLA MÜMKÜN"
PROF. DR. ÇAĞLAR ÖZKAYMAK: "1995 DİNAR DEPREMİ, AFYONKARAHİSAR'IN DEPREM GERÇEĞİNİ ACI BİR ŞEKİLDE GÖSTERDİ."
"1995 DİNAR DEPREMİ ÖNEMLİ BİR DÖNÜM NOKTASI OLDU"
Starafyonhaber: 1995 Dinar Depremi bölge için neden bir dönüm noktası oldu? O depremden hangi dersleri çıkarmış olmalıyız?
Prof. Dr. Çağlar Özkaymak: 1995 Dinar ve ardından gelen büyük depremler, Afyonkarahisar'ın deprem gerçeğini ve afet zararlarını en aza indirmek için bilimsel deprem araştırmalarının yapılması ile depreme dayanıklı kentlerin kurulması zorunluluğunu acı bir şekilde göstermiştir. Bu süreçten çıkarılması gereken ana ders; yapılaşma öncesinde zemin taşıma gücü, sıvılaşma riski ve aktif fay konumlarının jeoloji mühendislerince titizlikle analiz edilmesi, bina-zemin etkileşimine uygun güvenli yer seçiminin ve depreme dayanıklı mimarinin oluşturulmasıdır.
"2002 ÇAY DEPREMLERİ BİLİM DÜNYASINA ÖNEMLİ VERİLER KAZANDIRDI"
Starafyonhaber: 2002 Çay depremleri bilim dünyasına hangi önemli verileri kazandırdı?
Prof. Dr. Çağlar Özkaymak: 3 Şubat 2002 Çay depremleri, Sultandağı Fay Zonu'nun Maltepe kısmının kırıldığını doğrulamış ve bölgenin fay geometrisinin yeniden değerlendirilmesini sağlamıştır. Bu veriler doğrultusunda Kali Çayı Fay Zonu içindeki uzanımlar Çay Fayı olarak güncellenerek Sultandağı Fay Zonu'na dahil edilmiş ve fayın Işıklar Fay Zonu ile geometrik komşuluğu ortaya konmuştur.
Bununla beraber, fayın normal karakteri kanıtlanmış, fayın ayırdığı iki bloktan Sultandağları'nın yükseldiği, Eber Gölü'nün yer aldığı Afyon-Akşehir Graben düzlüğünün ise göreceli olarak çöktüğü ortaya çıkmıştır.
Afyonkarahisar güneydoğusunda, 1921 yılında Arıtanı ile başlayan, 1946 Akşehir ve 2000 Sultandağı depremleri ile devam eden ve son olarak meydana gelen 2002 Çay depremlerinden sonra, yıllar içerisinde kuzeybatıya doğru olan deprem göçünün devam edip etmeyeceği, bir sonraki depremin Işıklar-Çobanlar bölgesinde olup olmayacağı hususundaki bilimsel tartışmalar başlamış ve devam etmektedir.
"BÜYÜK DEPREM OLUR MU? BİLİM NE SÖYLÜYOR?"
Starafyonhaber: Bilimsel veriler ve tarihi kayıtlar ışığında Afyonkarahisar ve çevresinde gelecekte büyük bir deprem bekleniyor mu? Bu risk nasıl değerlendiriliyor?
Prof. Dr. Çağlar Özkaymak: Bölgede 42 adedi doğrudan diri fay olmak üzere toplam 61 fay segmentinin bulunması, gelecekte deprem üretme potansiyelinin devam ettiğini göstermektedir. Güncellenen 2026 Diri Fay Haritası'nda yeni tanımlanan/güncellenen faylar ile ilin deprem tehlike düzeyinin önceden bilinenden daha yüksek olduğu tespit edilmiştir.
Afyonkarahisar'da birçok yerleşim alanının taşıma gücü düşük zeminler ve diri faylar üzerinde kurulmuş olması bu tehlikeyi daha da artırmaktadır. Öyle ki yıkıcı depremler olmaksızın bile fay üzerinde ve alüvyal zemin üzerinde yer alan binalar deformasyona uğramakta, yer yer oturulamaz hale gelmektedir.
Bilim insanlarının, bu fayların deprem tekrarlanma periyotlarını, ürettikleri en son yıkıcı depremin zamanını ve üretebilecekleri maksimum deprem büyüklüklerini netleştirmek için hendek tabanlı paleosismolojik fay çalışmaları henüz sonuçlanmamıştır.
Ön bulgular gelecekte Işıklar, Çobanlar ve Sandıklı Fay Zonları'nın deprem üretme potansiyeline işaret etmekle birlikte, burada vurgulanan "gelecek" kavramının geniş bir zamana işaret ettiği (yarın da gelecektir, 100 yıl sonra da gelecektir anlamında) unutulmamalıdır. Bu zonlar üzerinde çok yakın zamanda yıkıcı deprem beklemek iddiası, güncel bilgiler ışığında bilimsel olmayacaktır.
"AFYONKARAHİSAR İÇİN EN ÖNEMLİ DEPREM KAYNAKLARI HANGİLERİ?"
Starafyonhaber: Afyonkarahisar için en büyük deprem tehdidi hangi fay hattından geliyor?
Prof. Dr. Çağlar Özkaymak: İl için, üretebileceği büyüklük, nüfus yoğunluğu ve hasar etkisi bakımından en önemli deprem kaynakları arasında; Sandıklı boyunca 40 km uzanan Sandıklı Fay Zonu, şehir merkezine yakınlığıyla bilinen Halimoru Fayı (Işıklar Fay Zonu), Çobanlar Fay Zonu ve Beyyazı Fayı öne çıkmaktadır. Dinar Fay Zonu'nun henüz kırılmayan kuzeybatı Gümüşsu ve güneydoğu Dikici kolları da yıkıcı deprem üretme potansiyellerine sahip diri faylar arasındadır.
Bununla beraber, bu analizi çok daha hassas yapabilmek için Afyonkarahisar'da tanımlanan tüm fayların deprem tehlikesini ortaya çıkaracak olan hendek tabanlı paleosismoloji çalışmalarının tamamlanması ve sonuçlanması gerekmektedir.
"KÜÇÜK DEPREMLER NORMAL Mİ, YOKSA BİR UYARI MI?"
Starafyonhaber: Son yıllarda il genelinde meydana gelen küçük depremler normal bir hareketlilik mi, yoksa dikkatle takip edilmesi gereken bir süreç mi?
Prof. Dr. Çağlar Özkaymak: Afyonkarahisar, Türkiye'nin en fazla diri faya sahip illerinden birisidir. İlde tanımlanan 61 fay kolu, geçmiş dönemlerde yüzey kırığı oluşturmuş, dolayısıyla 5,5-6 ve daha fazla büyüklükte deprem üretme potansiyeline sahip faylardır.
Bununla beraber, şehrimizde gömülü ya da yüzey kırığı üretmeyecek potansiyele sahip, yani genel olarak 1-5 arası büyüklüklerde deprem üreten faylar da vardır ve bu 61 fay arasında değildir, tanımlanmamıştır.
Bu bakımdan, bu kadar çok fayın yıl içerisinde küçük ve orta şiddetli depremler üretmesi bilimsel bakımdan beklenen bir durumdur ve normal hareketlilik olarak karşılanır.
Bununla beraber, bilimsel açıdan bölgede irili ufaklı meydana gelen her deprem dikkatlice takip edilir, raporlanır ve daha doğru bilimsel değerlendirmeler yapabilmek için yorumlanır.
"DEPREME DİRENÇLİ KENTLER İÇİN SAĞLAM YAPI STOKU VE DOĞRU PLANLAMA ŞART"
PROF. DR. ÇAĞLAR ÖZKAYMAK: "DEPREME DAYANIKLI OLMAYAN YAPILARIN DEPREM OLMADAN ÖNCE BELİRLENMESİ VE GEREKLİ ÇALIŞMALARIN YAPILMASI GEREKİR."
"YAPI STOĞU ENVANTERİ İVEDİLİKLE TAMAMLANMALI"
Starafyonhaber: Afyonkarahisar'daki mevcut yapı stoku olası büyük bir depreme ne kadar hazır?
Prof. Dr. Çağlar Özkaymak: İlimizde mevcut bina stokuna dair doğrudan bir envanter istatistiği bilinmemekle birlikte, mevcut yapı stoğu envanterinin hazırlanması, 2021 yılında tamamlanan Afyonkarahisar İl Afet ve Risk Azaltma Planı (İRAP) içerisinde öncelikli eylemlerden birisidir. Çalışma yürüten ilgili kurumlar mutlaka mevcut yapı stoğunu analiz ediyorlardır. Ama bu analizin ivedilikle tamamlanması gerekmektedir.
Depreme dirençli bir şehir kurmak için, depreme dayanıklı olmayan yapıların deprem olmadan önce belirlenmesi, deprem yıkmadan önce ilgili kurumlar tarafından kontrollü yıkılması, kentsel dönüşüm kapsamında zemin-bina etkileşimi ve diri faya uzaklık gibi jeolojik kontroller sonrası değerlendirilerek yerinde ya da afet riski altında olmayan alanlarda yenilenmesi zaruridir.
"KENTSEL DÖNÜŞÜM HAKKINDA UZMAN GÖRÜŞÜ ALINMALI"
Starafyonhaber: Kentte yürütülen kentsel dönüşüm çalışmalarını yeterli buluyor musunuz? Öncelik verilmesi gereken bölgeler nereler?
Prof. Dr. Çağlar Özkaymak: Şehrimizde yürütülen kentsel dönüşüm çalışmaları hakkında bilgim yok. Bu konuda Afyon Kocatepe Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü ya da Deprem Uygulama ve Araştırma Merkezi'nde görevli uzman bilim insanlarının görüşünün alınması gerekmektedir.
"BİNANIZIN GÜVENLİ OLUP OLMADIĞINI NASIL ÖĞRENEBİLİRSİNİZ?"
Starafyonhaber: Vatandaşlar oturdukları binanın depreme dayanıklı olup olmadığını nasıl öğrenebilir?
Prof. Dr. Çağlar Özkaymak: Binanın üzerinde oturduğu zeminin taşıma gücü ve sıvılaşma risk analizi, jeoloji mühendislerince yapılan zemin etüt raporlarıyla belirlenir. Binanın statik ve yapısal dayanımı ise bu zemin verileri esas alınarak inşaat mühendisleri tarafından değerlendirilmektedir.
"AFAD'IN HAZIRLIKLARI VE AFET PLANLARI GÜNCELLENİYOR"
Starafyonhaber: Afyonkarahisar'daki afet toplanma alanları ve acil durum planlarını yeterli buluyor musunuz?
Prof. Dr. Çağlar Özkaymak: Afyonkarahisar İl AFAD Müdürlüğü, Ege ile İç Anadolu arasındaki stratejik kavşak konumu ve bünyesindeki Arama Kurtarma Birlik Müdürlüğü sayesinde çevre illerin birçoğuna kıyasla kurumsal kapasite, lojistik imkanlar ve müdahale gücü açısından oldukça avantajlı ve kilit bir konumdadır.
AFAD tarafından 2021 yılında tamamlanan İl Afet ve Risk Azaltma Planı (İRAP) kapsamında afet toplanma alanları ve Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) revize edilerek güncellenmiş, il bazında alanlar güncellenmiş, afet ve acil durumlara ilişkin müdahale çalışmalarında görev alacak afet grupları ve koordinasyon birimlerine ait roller ve sorumluluklar tanımlanmış, afet öncesi, sırası ve sonrasındaki müdahale planlaması yapılmıştır.
Afet öncesi, sırası ve sonrasında bireysel olarak yapılması gerekenler, AFAD tarafından teorik ve uygulamalı eğitimler şeklinde düzenli olarak verilmektedir.
"DEPREM ANINDA EN BÜYÜK TEHLİKE PANİK"
Starafyonhaber: Deprem anında vatandaşların en sık yaptığı hatalar nelerdir?
Prof. Dr. Çağlar Özkaymak: Deprem öncesinde gerekli bilimsel ve fiziksel hazırlıkları yapmamak ve panik yönetimi eksikliği temel hatalardandır. Deprem bir doğa olayıdır, onu afete dönüştüren bilgisizliktir. Eğer birey, deprem öncesinde farkındalık kazanmamışsa ve deprem bilincine sahip değilse, deprem anında ne yapacağını bilemez.
PROF.DR.ÇAĞLAR ÖZKAYMAK "DEPREME HAZIRLIK EVDE BAŞLAR"
PROF. DR. ÇAĞLAR ÖZKAYMAK: "DEPREM BİLİNCİ, DOĞRU HAZIRLIK VE AİLE PLANLAMASI HAYAT KURTARIR."
"HER AİLENİN BİR DEPREM PLANI OLMALI"
Starafyonhaber: Ailelerin deprem hazırlığı konusunda mutlaka yapması gereken üç önemli şey nedir?
Prof. Dr. Çağlar Özkaymak:
- Yaşadıkları konutun ya da iş yerinin zemin ve bina güvenliği hakkında bilgi sahibi olmak.
- Deprem bilincini artırarak panik yerine doğru davranış modellerini öğrenmek.
- Olası bir afet anı için aile içi acil durum planı ve iletişim stratejisi oluşturmak.
" 'YARA SARMA' DEĞİL, 'YARA ALMAMA' STRATEJİSİ"
Starafyonhaber: Yerel yönetimlere ve kamu kurumlarına deprem konusunda hangi tavsiyelerde bulunursunuz?
Prof. Dr. Çağlar Özkaymak: Kentsel dönüşümün binadan değil, zeminden başlaması gerektiği dikkate alınarak, yapı stoğu envanterinin çıkarılması, paylaşılması ve kamuoyunda "Kentsel Dönüşüm Kanunu" olarak bilinen 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun uyarınca, afet riski altındaki binaların ivedilikle dönüştürülmesi.
2026 yılında güncellenen Türkiye Diri Fay Haritası verilerinin, paleosismolojik çalışma ve yerleşime uygunluk bakımından il ölçeğinde değerlendirilmesi ve imar planlarına eksiksiz yansıtılması gerekmektedir.
Ülkemiz, afet ve acil durumlara ilişkin müdahale ve donanım bakımından dünyanın en önde gelen ülkeleri arasında yer almaktadır. Ancak buradaki "müdahale" kavramı afet sonrasına işaret etmektedir. Yerel yönetimlerimiz ve ilgili kamu kurumlarımız, afet riskini azaltmaya yönelik araştırma çalışmalarına yeteri kadar destek vermemektedir. Buradaki "araştırma", deprem öncesine işaret etmektedir ve tehlikeyi ortaya koyup gerekli önlemleri almaya, erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesi gibi konulara odaklanmaktadır. Özetle, "yara sarma" değil, "yara almama" stratejisi ön planda olduğu sürece depreme dirençli kentler oluşturulabilecek, deprem sonrası can kayıpları ve ekonomik kayıplar minimuma indirilecektir.
"DUAM BİLİMSEL VERİLERLE DEPREME DİRENÇLİ KENTLERE KATKI SAĞLIYOR"
Starafyonhaber: Afyon Kocatepe Üniversitesi Deprem Uygulama ve Araştırma Merkezi (DUAM) olarak yürüttüğünüz çalışmalar nelerdir? Bu çalışmalar Afyonkarahisar'a nasıl katkı sağlıyor?
Prof. Dr. Çağlar Özkaymak: DUAM, Türkiye genelindeki ve Afyonkarahisar özelindeki deprem kaynaklarını incelemekte, TÜBİTAK ve AFAD destekli bilimsel AR-GE projeleri yürütmektedir. Bu çalışmalar sayesinde 2026 Türkiye Diri Fay Haritası'na doğrudan veri katkısı sağlanmış, İzmir ve Afyon il sınırları içerisindeki diri faylar başta olmak üzere, ülkemizin güneydoğusundaki Şırnak Fayı'ndan kuzeybatıdaki Havran-Balıkesir Zonu'na kadar, Kuzey Anadolu ve Doğu Anadolu, Akşehir-Simav, Eskişehir Fay Zonları gibi önemli zonlar hem jeolojik, hem jeofizik hem de jeodezik açıdan analiz edilmekte, bu zonların güncel tektonik hareketleri, kinematik ve geometrik analizleri ile deprem tehlike analizlerine yönelik bilimsel veriler üretilerek dirençli kentleşme için bilimsel altlık oluşturulmuştur ve oluşturulmaya devam edilmektedir.
"TOPLUMUN EN BÜYÜK EKSİĞİ DEPREM GERÇEĞİNİ UNUTMAK"
Starafyonhaber: Afyonkarahisar'da deprem bilincinin yeterli seviyede olduğunu düşünüyor musunuz? Sizce toplum olarak en büyük eksiğimiz nedir?
Prof. Dr. Çağlar Özkaymak: Toplumdaki en büyük eksiklik, deprem gerçeğini yalnızca bir afet yaşandığında hatırlamak ve yer bilimlerinin sunduğu teknik verilerin hayati önemini göz ardı etmektir. Deprem riskini azaltmanın ilk ve tek adımı, bilimsel verilere dayalı yerleşim alanı seçmek ve depreme uygun yapılaşmadır.
"PANİK DEĞİL, BİLİNÇLİ HAZIRLIK HAYAT KURTARIR"
Starafyonhaber: Deprem korkusuyla yaşayan Afyonkarahisarlılara ne söylemek istersiniz? Panik mi yapmalıyız, yoksa bilinçli şekilde hazırlık mı yapmalıyız?
Prof. Dr. Çağlar Özkaymak: Depremi, sağlam zeminler üzerinde olan ve uygun mühendislik hizmeti almış, depreme dayanıklı inşa edilmiş binalarda yaşayan kişilerin korku ya da panik yaşaması anlamlı değildir; çünkü güvenli alandadırlar. Bu kişilerin yaşayabileceği en büyük sıkıntı, bina içerisindeki küçük sarsıntılarda düşebilecek, kırılabilecek cam bardak, tabak, vazo, avize vb. objelerin verebileceği fiziksel yaralanmalar olabilir. Bunlar da deprem farkındalığına sahip kişilerin rahatlıkla engelleyebileceği durumlardır.
Depreme, taşıma gücü düşük/zayıf zeminlerde kurulu binalarda yakalanan kişilerin ise en son yapması gereken şey paniktir. Deprem bilincine sahip bireyler, o anda ne yapmaları gerektiğini daha önceden planladıkları için yapmaları gerekenleri daha sakin bir şekilde uygulayabilirler. Bu gibi durumlarda, deprem sırasında yapılacak en doğru hareket, sakin bir şekilde yaşam üçgeni alanı belirleyerek orada cenin pozisyonunda, eller başı koruyacak şekilde sarsıntının geçmesini beklemek olacaktır.
Bilimsel gerçekler ışığında bilinçli hazırlık yapmak hayat kurtarır. Deprem öncesi, sırası ve sonrasında yapılacaklar hakkında bilgilendirme broşürleri, görselleri ve videolarına AFAD internet sayfalarından kolaylıkla ulaşılabilmektedir. Buradaki önemli noktalardan birisi de deprem sonrasında özellikle sosyal medyada paylaşılan, paniğe sebep olabilecek özellikteki paylaşımlara güvenmemek ve inanmamak önemlidir. En doğrusu, resmi kanallardan üniversitenin ilgili merkez müdürlükleri, Valilik ve AFAD açıklamalarını takip edebilmektir. Doğru zeminde, mühendislik hizmeti almış güvenli binalarda yaşamak deprem korkusunun tek bilimsel çözümüdür.
"DEPREM BİR DOĞA OLAYIDIR, ONU AFETE DÖNÜŞTÜREN BİLGİSİZLİKTİR"
Starafyonhaber: Afyonkarahisar halkına deprem konusunda vermek istediğiniz en önemli mesaj nedir?
Prof. Dr. Çağlar Özkaymak: Deprem bir doğa olayıdır, onu afete dönüştüren bilgisizliktir. Bilimin ve mühendisliğin yol göstericiliğinde inşa edilen kentlerde depremler, can kaybına yol açan afetler olmaktan çıkar. Depremlerin meydana gelmesini önlemek gibi bir durum söz konusu olamaz; ancak günümüz teknolojisinde depreme dirençli yaşam alanları kurulabilmektedir.
Yerel yönetimlerimiz bu konu üzerine ne kadar önem verir, bilim ışığında uygulamaya geçerse, halkımız bu konuda ne kadar bilinç sahibi olursa ve yerel yönetimlerden depreme dirençli kenti talep ederse, Afyonkarahisar o kadar hızlı depreme dirençli bir kente dönüşebilir.
Starafyonhaber olarak, değerli görüşlerini okurlarımızla paylaştığı için AKÜ Jeoloji Mühendisliği Genel Jeoloji Ana Bilim Dalı Başkanı ve Deprem Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Çağlar Özkaymak'a teşekkür ediyoruz.