Karadeniz, "Ya CHP, ya yeni parti hepsine hazırız" VİDEO RÖPORTAJ
https://youtu.be/7qpL5RLr8J8 Starafyonhaber, “Star Masası”na konuk olan seçilmiş CHP İl Başkanı Hasan Karadeniz gündeme dair sorları cevapladı. Karadeniz, “Amcımız CHP’de siyaset yapmak ve CHP’yi iktidara taşımak. Bunun için tüm yolları deniyoruz. Eğer bize CHP’de siyaset yapma imkanı verilmezse hal
https://youtu.be/7qpL5RLr8J8
Starafyonhaber, “Star Masası”na konuk olan seçilmiş CHP İl Başkanı Hasan Karadeniz gündeme dair sorları cevapladı. Karadeniz, “Amcımız CHP’de siyaset yapmak ve CHP’yi iktidara taşımak. Bunun için tüm yolları deniyoruz. Eğer bize CHP’de siyaset yapma imkanı verilmezse halkımızın bizden istediği yeni bir oluşum için de hazırız ve sadece bir işaret bekliyoruz” dedi
Starafyonhaber yazarları Ömer Mazi, Hüseyin Bay, Av. Emre Çınar, Sibel Şenocak ve Resul Sündük’ün sorularını Star Masası’nda cevapladı. Butlan Mutlan kararıyla Genel Başkanlık koltuğuna oturan Kemal Kılıçdaroğlu tarafından görevden alınan CHP’nin seçilmiş İl Başkanı Hasan Karadeniz tüm sorulara cesurca cevapladı.
Bürokrasiden Siyasete Geçiş
Emre Çınar, Uzun yıllar kamu görevlisi olarak çalıştıktan sonra siyasete geçtiniz. Bürokrasinin kurallı yapısından siyasetin daha esnek ve belirsiz ortamına geçiş sizin için nasıl oldu?
Hasan Karadeniz: Devlet memurluğu ile siyaset birbirinden çok farklı. Kamu görevinde kurallar, standartlar ve işleyiş bellidir. Siyasette ise üyelerle, milletvekilleriyle, belediye başkanlarıyla ve farklı gruplarla ilişkiler çok daha esnek ve çoğu zaman yazılı olmayan kurallara dayanıyor. Bu yapıya alışmakta başlangıçta zorlandım.
2018’de Nevzat Bey’in il başkanlığı döneminde atamayla yönetime geldim ve yaklaşık bir buçuk yıl görev yaptım. O yönetimde siyasetin içinden gelmeyen, meslek ve kariyer geçmişi güçlü kişiler de vardı; verimli bir ekip çalışması yürüttük. Sonraki il başkanlığı seçiminde Nevzat Bey’in listesinde yer almayı düşünüyordum; ancak seçimin kaybedileceği anlaşılınca vazgeçtim ve yaklaşık üç yıl aktif siyasetten uzak kaldım. 2023’te Faruk Bey’le aynı listede, değişimden ve Özgür Özel’den yana tavır alarak yeniden görev üstlendim. Yaklaşık iki yıl il başkan yardımcılığı yaptıktan sonra il başkanı seçildim.
İl Başkanlığı Seçimi ve Belediye–Örgüt İlişkisi
Ömer Mazi İl başkanlığı seçiminde diğer adaylar sizden daha tanınmış isimlerdi. Buna rağmen kazandınız. O dönemde “Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın desteklediği aday” olduğunuz sıkça konuşuldu. Bu desteğin belirleyici olduğunu düşünüyor musunuz?
Hasan Karadeniz: Ben belediyelerle parti teşkilatlarının uyumlu çalışmasının siyasi başarı için önemli olduğuna inanıyorum. Belediye hizmetleri doğrudan vatandaşa dokunur ve etkisi kısa sürede görülür. Başarılı belediyecilik, genel seçimlerde de partiye olumlu yansır. Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi yükselişinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının, Ekrem İmamoğlu’nun görünürlüğünde de İstanbul’daki belediye çalışmalarının etkisi açıktır.
Hasan Karadeniz: Ancak bunu, belediye başkanına yakın olan kişinin örgütte öne çıkması gerektiği anlamında söylemiyorum. Tam tersine, belediye başkanının desteği zaman zaman olumsuz sonuçlar da doğurabilir. Burcu Hanım’ın parti değiştirmesinden sonra, il başkanlığı seçiminde onun tarafından desteklenmiş olmamın zararını gördüm. Belediye başkanına yöneltilen eleştiriler, “Birlikte hareket ediyordunuz” denilerek size de yöneltilebiliyor.
Av. Emre Çınar, Faruk Bey’in il başkanlığı döneminde belediye yönetimiyle yaşanan sorunlarda nasıl bir tutum aldınız?
Hasan Karadeniz: İl başkan yardımcısı olduğum yaklaşık bir buçuk yıllık dönemde örgüt ile belediye arasında bazı sorunlar yaşandı. Bu anlaşmazlıklarda Faruk Bey’in de Burcu Hanım’ın da haklı olduğu taraflar bulunabilir. Ben, örgütün taviz vermeden belediyeyle uyumlu çalışması gerektiğini savundum. Küçük sorunların büyütülmemesi, tarafların oturup konuşması ve seçimlere uyum içinde girilmesi gerektiğini defalarca söyledim.
Hasan Karadeniz: Faruk Bey’e, ayrışma kişisel hatalardan kaynaklanırsa seçimlerde yanında yer almayacağımı yaklaşık altı ay önceden açıkça belirttim. Aradaki sorunlarda mümkün olduğunca orta yolu bulmaya çalıştım; Burcu Hanım’ın da Faruk Bey’i desteklemesi için çaba gösterdim. Başlangıçta birlikte seçime girme kararı alınmıştı; daha sonra Faruk Bey, ekip çalışmasından uzaklaşan bir tutum sergileyince yollar ayrıldı.
Av. Emre Çınar: Burcu Köksal’la hâlen görüşüyor musunuz? Yeniden bir davet gelse görüşür müsünüz?
Hasan Karadeniz: Hayır. AK Parti’ye geçeceğine ilişkin haberlerin yayıldığı akşam kendisine ulaşmaya çalıştım. Haberleri arkadaşlarımın mesajından yaklaşık on beş–yirmi dakika sonra öğrendim. Telefonunu aradık; bazen çaldı, bazen meşgule düştü, bazen de ulaşılamadı. Eşine ve farklı kanallara da ulaşmaya çalıştık, fakat birkaç saat boyunca hiçbir cevap alamadık. O geceye kadar parti değiştireceğine dair elimizde hiçbir işaret yoktu.
Hasan Karadeniz: İl başkanlığı seçiminden birkaç gün önce benzer haberler basına yansımıştı. Kendisi bunların bazı troller tarafından çıkarıldığını söyledi ve “Siz de mi inanıyorsunuz?” diye tepki gösterdi. Biz hemen açıklama yapmasını istedik. O ise bir süre bekleyip kimin kendisine inanıp inanmadığını görmek istediğini, çevresini sınadığını söyledi. Ertesi sabah yaptığı açıklamada haberlerin yalan olduğunu, partisinin yanında bulunduğunu ve “Beni kapıdan kovsalar bacadan girerim” diyerek CHP’den ayrılmayacağını ifade etti. Bu açıklamadan sonra konu kapanmıştı.
Av Emre Çınar: Genel merkezle ya da Özgür Özel’le ciddi bir sorunu var mıydı?
Hasan Karadeniz: Parti değiştirdiği akşama kadar böyle bir emare görmedim. Özgür Özel, adaylık sürecinde, seçim sırasında ve sonrasında Burcu Hanım’a güçlü destek verdi. İl başkan yardımcısı olduğum için bu ilişkiye yakından şahidim. Aralarında sıradan bir genel başkan–belediye başkanı ilişkisinin ötesinde, geçmişten gelen bir abi–kardeş yakınlığı vardı. Bazı genel başkan yardımcılarıyla fikir ayrılığı yaşamış olabilir; fakat genel başkanla doğrudan ve güçlü bir ilişkisi varken bu tür sorunlar çözülemeyecek nitelikte değildi.
Butlan Kararı ve Yeni Parti Tartışması
Hüseyin Bay: Geçmişten çok bugünü ve geleceği konuşalım. Afyonkarahisar’da yeni bir siyasi oluşum için hazırlık yapıldığı söyleniyor. Böyle bir hazırlık var mı?
Hasan Karadeniz: Butlan kararından sonra genel merkezde Özgür Özel başkanlığında iki kez il başkanları toplantısına katıldık. Toplantılar beş–altı saat sürüyor; genel başkan herkesi dinliyor, not alıyor ve sorulara cevap veriyor. En çok sorulan konu, bu karardan sonra nasıl bir yol izleneceğiydi. Özgür Özel’in ilk günden beri söylediği şey değişmedi: Parti içindeki mücadele sonuna kadar sürdürülecek ve bütün hukuki yollar denenecek.
İlk aşama olağanüstü kurultay talebiydi. 38. Olağan Kurultay delegeleri noter aracılığıyla imzalarını topladı. Afyonkarahisar’ın on iki kurultay delegesi de kampanyanın başladığı gün imzalarını verip genel merkeze gönderdi. Tüzüğe göre belirli süre içinde olağanüstü kurultaya gidilmesi gerekiyor. İmzalar toplanır toplanmaz “Yeni parti kuruyoruz” demek hem yanlış hem de inandırıcılıktan uzak olurdu. Önce mevcut parti içindeki bütün yolların tüketilmesi gerekir.
Olağanüstü kurultayın toplanmaması hâlinde Sulh Hukuk Mahkemesi aracılığıyla çağrı heyeti atanması için başvuru yapıldı. Ayrıca tedbir kararının kaldırılması için Yargıtaya müracaat edildi. Yargıtay tedbiri kaldırırsa butlan kararından önceki duruma dönülür; kaldırmaz ve esastan incelemeye geçerse süreç aylar, hatta yıllar sürebilir.
Av. Emre Çınar, Butlan kararını CHP’yi ve özellikle Özgür Özel–Ekrem İmamoğlu çizgisini tasfiye etmeye yönelik bir girişim olarak mı değerlendiriyorsunuz?
Hasan Karadeniz: Benim kanaatim bu yönde. Parti içindeki küçük bir grubun, iktidarın bilgisi ve desteği olmadan böyle kapsamlı bir sonuç doğurması mümkün görünmüyor. Beklenti, iktidara yürüyen CHP’nin en azından üçte birini ya da dörtte birini koparmak olabilir. Fakat şu ana kadarki tablo bölünme değil, daha güçlü bir kenetlenme ortaya çıkardı. Kararı doğru bulanların yalnız parti içinde değil, toplum genelinde de azınlıkta kaldığını gözlemliyoruz.
2023 Seçim Yenilgisi ve Değişim Talebi
Sibel Şenocak: CHP içindeki bugünkü ayrışmanın kökleri 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimine kadar uzanıyor mu?
Hasan Karadeniz: 2023 seçimlerine Altılı Masa’yla girerken CHP seçmeninin ve muhalefet tabanının çok büyük bölümü seçimin kazanılacağına inanıyordu. Biz de son derece umutluyduk. Ancak sonradan daha açık gördüğümüz hatalar yapıldı. Kemal Kılıçdaroğlu’nun kendi adaylığında ısrar etmesi, anketlerde Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ın daha yüksek seçilme ihtimaline sahip görünmesine rağmen bu seçeneğin yeterince değerlendirilmemesi ve Altılı Masa içindeki krizler seçimin kaybedilmesinde etkili oldu.
Bu yenilgi beni kişisel olarak da çok sarstı. Günlerce ailemle bile konuşmak istemediğim oldu; insan siyasete ve değişim ihtimaline küsebiliyor. Partide “Bu seçimi kaybedenler bunun hesabını vermeli” düşüncesi hâkimdi. Ekrem İmamoğlu’nun kurultay ve değişim çağrısı bu ortamda güçlü karşılık buldu. Özgür Özel’in genel başkan seçilmesi, parti tabanının yenilgiden sonra yeniden umutlanmasını sağladı.
Resul Sündük: Yeni parti düşüncesi, daha önce CHP’den ayrılıp parti kuran Mustafa Sarıgül veya Muharrem İnce örneklerine benzetilebilir mi?
Hasan Karadeniz: Hayır. O örneklerde bir kişi ya da sınırlı bir grup, parti içinde kendisine alan bulamadığını düşünerek ayrıldı. Bugünkü durumda ise seçilmiş genel başkan, il yönetimlerinin büyük bölümü, belediye başkanları ve geniş bir toplumsal taban birlikte hareket ediyor. CHP dışındaki seçmenlerden bile “Artık yeni bir yol açın” diyenler var. Bu nedenle mesele kişisel bir siyasi proje değil, siyaset yapma alanı kapatılan geniş bir hareketin çıkış arayışıdır.
Bununla birlikte zamanlama önemlidir. Bütün hukuki yolları sonuna kadar kullanırken vatandaşın sabrını da tüketmemek gerekir. Süreç uzadıkça beklenti azalır, rüzgârın hızı kesilir. Hem meşruiyeti koruyacak kadar sabırlı hem de toplumsal enerjiyi kaybetmeyecek kadar hızlı davranılması gerekir.
Av. Emre Çınar: Bu hukuki yolların sonuç vermeyeceği anlaşılırsa yeni parti seçeneği devreye girecek mi?
Hasan Karadeniz: Toplumdan gelen talebe duyarsız kalamayız. Üstelik bu kararı yalnız CHP’liler değil, hayatında CHP’ye oy vermemiş birçok insan da hukuk ve adalet dışı buluyor. Ancak il başkanı olarak parti organları adına kesin bir tarih vermem doğru olmaz. Olağanüstü kurultay imkânının kalmadığı, çağrı heyeti talebinin sonuç vermediği ve Yargıtayın tedbiri kaldırmayacağı kesinleştiğinde önümüzde başka bir yol kalmayabilir.
Bu durumda yeni bir parti kurulması ya da seçime girme yeterliliği bulunan mevcut bir parti üzerinden yol alınması seçenekleri gündeme gelir. Her iki ihtimalin de hazırlığının tamamlanması gerekir. Süreç bizi yeni bir partiye doğru götürüyor diyebilirim; fakat bu, bütün mevcut yollar tüketilmeden ilan edilecek bir karar değildir.
Hüseyin Bay CHP’nin yüzde 35 civarında bir “cam tavanı” olduğu söyleniyor. Yeni oluşum farklı siyasi eğilimleri bir araya getiren daha geniş bir yapı mı olacak?
Hasan Karadeniz: Yeni oluşum, Cumhuriyet Halk Partisinin temel ilkeleri doğrultusunda şekillenecektir. Demokrasiye, hukuka, adalete ve Atatürk ilke ve inkılaplarına inanan herkese kapımız açık olur. Bu, mutlaka partiler arasında resmî bir koalisyon kurulacağı anlamına gelmez. Yerel seçimlerde “Türkiye İttifakı”, Afyonkarahisar’da ise “Afyon İttifakı” anlayışıyla farklı siyasi görüşlerden seçmenlerin desteği alındı. Benzer biçimde, ilkeler etrafında geniş bir halk ittifakı kurulabilir.
CHP’nin seçilmiş İl Başkanı olmasına rağmen görevden alınan İl Başkanı Hasan Karadeniz’in Star Masasın’da verdiği cevapların 2. Bölünü yarın
İl Başkanlığı Seçimi ve Belediye–Örgüt İlişkisi
Ömer Mazi İl başkanlığı seçiminde diğer adaylar sizden daha tanınmış isimlerdi. Buna rağmen kazandınız. O dönemde “Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın desteklediği aday” olduğunuz sıkça konuşuldu. Bu desteğin belirleyici olduğunu düşünüyor musunuz?
Hasan Karadeniz: Ben belediyelerle parti teşkilatlarının uyumlu çalışmasının siyasi başarı için önemli olduğuna inanıyorum. Belediye hizmetleri doğrudan vatandaşa dokunur ve etkisi kısa sürede görülür. Başarılı belediyecilik, genel seçimlerde de partiye olumlu yansır. Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi yükselişinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının, Ekrem İmamoğlu’nun görünürlüğünde de İstanbul’daki belediye çalışmalarının etkisi açıktır.
Hasan Karadeniz: Ancak bunu, belediye başkanına yakın olan kişinin örgütte öne çıkması gerektiği anlamında söylemiyorum. Tam tersine, belediye başkanının desteği zaman zaman olumsuz sonuçlar da doğurabilir. Burcu Hanım’ın parti değiştirmesinden sonra, il başkanlığı seçiminde onun tarafından desteklenmiş olmamın zararını gördüm. Belediye başkanına yöneltilen eleştiriler, “Birlikte hareket ediyordunuz” denilerek size de yöneltilebiliyor.
Av. Emre Çınar, Faruk Bey’in il başkanlığı döneminde belediye yönetimiyle yaşanan sorunlarda nasıl bir tutum aldınız?
Hasan Karadeniz: İl başkan yardımcısı olduğum yaklaşık bir buçuk yıllık dönemde örgüt ile belediye arasında bazı sorunlar yaşandı. Bu anlaşmazlıklarda Faruk Bey’in de Burcu Hanım’ın da haklı olduğu taraflar bulunabilir. Ben, örgütün taviz vermeden belediyeyle uyumlu çalışması gerektiğini savundum. Küçük sorunların büyütülmemesi, tarafların oturup konuşması ve seçimlere uyum içinde girilmesi gerektiğini defalarca söyledim.
Hasan Karadeniz: Faruk Bey’e, ayrışma kişisel hatalardan kaynaklanırsa seçimlerde yanında yer almayacağımı yaklaşık altı ay önceden açıkça belirttim. Aradaki sorunlarda mümkün olduğunca orta yolu bulmaya çalıştım; Burcu Hanım’ın da Faruk Bey’i desteklemesi için çaba gösterdim. Başlangıçta birlikte seçime girme kararı alınmıştı; daha sonra Faruk Bey, ekip çalışmasından uzaklaşan bir tutum sergileyince yollar ayrıldı.
Av. Emre Çınar: Burcu Köksal’la hâlen görüşüyor musunuz? Yeniden bir davet gelse görüşür müsünüz?
Hasan Karadeniz: Hayır. AK Parti’ye geçeceğine ilişkin haberlerin yayıldığı akşam kendisine ulaşmaya çalıştım. Haberleri arkadaşlarımın mesajından yaklaşık on beş–yirmi dakika sonra öğrendim. Telefonunu aradık; bazen çaldı, bazen meşgule düştü, bazen de ulaşılamadı. Eşine ve farklı kanallara da ulaşmaya çalıştık, fakat birkaç saat boyunca hiçbir cevap alamadık. O geceye kadar parti değiştireceğine dair elimizde hiçbir işaret yoktu.
Hasan Karadeniz: İl başkanlığı seçiminden birkaç gün önce benzer haberler basına yansımıştı. Kendisi bunların bazı troller tarafından çıkarıldığını söyledi ve “Siz de mi inanıyorsunuz?” diye tepki gösterdi. Biz hemen açıklama yapmasını istedik. O ise bir süre bekleyip kimin kendisine inanıp inanmadığını görmek istediğini, çevresini sınadığını söyledi. Ertesi sabah yaptığı açıklamada haberlerin yalan olduğunu, partisinin yanında bulunduğunu ve “Beni kapıdan kovsalar bacadan girerim” diyerek CHP’den ayrılmayacağını ifade etti. Bu açıklamadan sonra konu kapanmıştı.
Av Emre Çınar: Genel merkezle ya da Özgür Özel’le ciddi bir sorunu var mıydı?
Hasan Karadeniz: Parti değiştirdiği akşama kadar böyle bir emare görmedim. Özgür Özel, adaylık sürecinde, seçim sırasında ve sonrasında Burcu Hanım’a güçlü destek verdi. İl başkan yardımcısı olduğum için bu ilişkiye yakından şahidim. Aralarında sıradan bir genel başkan–belediye başkanı ilişkisinin ötesinde, geçmişten gelen bir abi–kardeş yakınlığı vardı. Bazı genel başkan yardımcılarıyla fikir ayrılığı yaşamış olabilir; fakat genel başkanla doğrudan ve güçlü bir ilişkisi varken bu tür sorunlar çözülemeyecek nitelikte değildi.
Butlan Kararı ve Yeni Parti Tartışması
Hüseyin Bay: Geçmişten çok bugünü ve geleceği konuşalım. Afyonkarahisar’da yeni bir siyasi oluşum için hazırlık yapıldığı söyleniyor. Böyle bir hazırlık var mı?
Hasan Karadeniz: Butlan kararından sonra genel merkezde Özgür Özel başkanlığında iki kez il başkanları toplantısına katıldık. Toplantılar beş–altı saat sürüyor; genel başkan herkesi dinliyor, not alıyor ve sorulara cevap veriyor. En çok sorulan konu, bu karardan sonra nasıl bir yol izleneceğiydi. Özgür Özel’in ilk günden beri söylediği şey değişmedi: Parti içindeki mücadele sonuna kadar sürdürülecek ve bütün hukuki yollar denenecek.
İlk aşama olağanüstü kurultay talebiydi. 38. Olağan Kurultay delegeleri noter aracılığıyla imzalarını topladı. Afyonkarahisar’ın on iki kurultay delegesi de kampanyanın başladığı gün imzalarını verip genel merkeze gönderdi. Tüzüğe göre belirli süre içinde olağanüstü kurultaya gidilmesi gerekiyor. İmzalar toplanır toplanmaz “Yeni parti kuruyoruz” demek hem yanlış hem de inandırıcılıktan uzak olurdu. Önce mevcut parti içindeki bütün yolların tüketilmesi gerekir.
Olağanüstü kurultayın toplanmaması hâlinde Sulh Hukuk Mahkemesi aracılığıyla çağrı heyeti atanması için başvuru yapıldı. Ayrıca tedbir kararının kaldırılması için Yargıtaya müracaat edildi. Yargıtay tedbiri kaldırırsa butlan kararından önceki duruma dönülür; kaldırmaz ve esastan incelemeye geçerse süreç aylar, hatta yıllar sürebilir.
Av. Emre Çınar, Butlan kararını CHP’yi ve özellikle Özgür Özel–Ekrem İmamoğlu çizgisini tasfiye etmeye yönelik bir girişim olarak mı değerlendiriyorsunuz?
Hasan Karadeniz: Benim kanaatim bu yönde. Parti içindeki küçük bir grubun, iktidarın bilgisi ve desteği olmadan böyle kapsamlı bir sonuç doğurması mümkün görünmüyor. Beklenti, iktidara yürüyen CHP’nin en azından üçte birini ya da dörtte birini koparmak olabilir. Fakat şu ana kadarki tablo bölünme değil, daha güçlü bir kenetlenme ortaya çıkardı. Kararı doğru bulanların yalnız parti içinde değil, toplum genelinde de azınlıkta kaldığını gözlemliyoruz.
2023 Seçim Yenilgisi ve Değişim Talebi
Sibel Şenocak: CHP içindeki bugünkü ayrışmanın kökleri 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimine kadar uzanıyor mu?
Hasan Karadeniz: 2023 seçimlerine Altılı Masa’yla girerken CHP seçmeninin ve muhalefet tabanının çok büyük bölümü seçimin kazanılacağına inanıyordu. Biz de son derece umutluyduk. Ancak sonradan daha açık gördüğümüz hatalar yapıldı. Kemal Kılıçdaroğlu’nun kendi adaylığında ısrar etmesi, anketlerde Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ın daha yüksek seçilme ihtimaline sahip görünmesine rağmen bu seçeneğin yeterince değerlendirilmemesi ve Altılı Masa içindeki krizler seçimin kaybedilmesinde etkili oldu.
Bu yenilgi beni kişisel olarak da çok sarstı. Günlerce ailemle bile konuşmak istemediğim oldu; insan siyasete ve değişim ihtimaline küsebiliyor. Partide “Bu seçimi kaybedenler bunun hesabını vermeli” düşüncesi hâkimdi. Ekrem İmamoğlu’nun kurultay ve değişim çağrısı bu ortamda güçlü karşılık buldu. Özgür Özel’in genel başkan seçilmesi, parti tabanının yenilgiden sonra yeniden umutlanmasını sağladı.
Resul Sündük: Yeni parti düşüncesi, daha önce CHP’den ayrılıp parti kuran Mustafa Sarıgül veya Muharrem İnce örneklerine benzetilebilir mi?
Hasan Karadeniz: Hayır. O örneklerde bir kişi ya da sınırlı bir grup, parti içinde kendisine alan bulamadığını düşünerek ayrıldı. Bugünkü durumda ise seçilmiş genel başkan, il yönetimlerinin büyük bölümü, belediye başkanları ve geniş bir toplumsal taban birlikte hareket ediyor. CHP dışındaki seçmenlerden bile “Artık yeni bir yol açın” diyenler var. Bu nedenle mesele kişisel bir siyasi proje değil, siyaset yapma alanı kapatılan geniş bir hareketin çıkış arayışıdır.
Bununla birlikte zamanlama önemlidir. Bütün hukuki yolları sonuna kadar kullanırken vatandaşın sabrını da tüketmemek gerekir. Süreç uzadıkça beklenti azalır, rüzgârın hızı kesilir. Hem meşruiyeti koruyacak kadar sabırlı hem de toplumsal enerjiyi kaybetmeyecek kadar hızlı davranılması gerekir.
Av. Emre Çınar: Bu hukuki yolların sonuç vermeyeceği anlaşılırsa yeni parti seçeneği devreye girecek mi?
Hasan Karadeniz: Toplumdan gelen talebe duyarsız kalamayız. Üstelik bu kararı yalnız CHP’liler değil, hayatında CHP’ye oy vermemiş birçok insan da hukuk ve adalet dışı buluyor. Ancak il başkanı olarak parti organları adına kesin bir tarih vermem doğru olmaz. Olağanüstü kurultay imkânının kalmadığı, çağrı heyeti talebinin sonuç vermediği ve Yargıtayın tedbiri kaldırmayacağı kesinleştiğinde önümüzde başka bir yol kalmayabilir.
Bu durumda yeni bir parti kurulması ya da seçime girme yeterliliği bulunan mevcut bir parti üzerinden yol alınması seçenekleri gündeme gelir. Her iki ihtimalin de hazırlığının tamamlanması gerekir. Süreç bizi yeni bir partiye doğru götürüyor diyebilirim; fakat bu, bütün mevcut yollar tüketilmeden ilan edilecek bir karar değildir.
Hüseyin Bay CHP’nin yüzde 35 civarında bir “cam tavanı” olduğu söyleniyor. Yeni oluşum farklı siyasi eğilimleri bir araya getiren daha geniş bir yapı mı olacak?
Hasan Karadeniz: Yeni oluşum, Cumhuriyet Halk Partisinin temel ilkeleri doğrultusunda şekillenecektir. Demokrasiye, hukuka, adalete ve Atatürk ilke ve inkılaplarına inanan herkese kapımız açık olur. Bu, mutlaka partiler arasında resmî bir koalisyon kurulacağı anlamına gelmez. Yerel seçimlerde “Türkiye İttifakı”, Afyonkarahisar’da ise “Afyon İttifakı” anlayışıyla farklı siyasi görüşlerden seçmenlerin desteği alındı. Benzer biçimde, ilkeler etrafında geniş bir halk ittifakı kurulabilir.
CHP’nin seçilmiş İl Başkanı olmasına rağmen görevden alınan İl Başkanı Hasan Karadeniz’in Star Masasın’da verdiği cevapların 2. Bölünü yarın
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!