BİR BİLENLE BİLGE NESİL PROJESİ
Afyon’da yıllardır sessiz ama bir o kadar da etkili bir çaba sürüyor.
Eğitim Bir-Sen ile İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün birlikte yürüttüğü “Bir Bilenle Bilge Nesil” kitap okuma projesi artık Afyon'da bir gelenek haline geldi.
Bu yıl dokuzuncusu gerçekleştirilen proje, sadece bir yarışma olmaktan öte, okuma kültürünü derinleştiren kolektif bir hareket niteliği taşıyor.
Kitapların okul müdürlerine teslim edildiği törende söylenenler, aslında önemli bir gerçeği yeniden hatırlattı. Okuyan bir gençlik, emekle yetişiyor.
İl Milli Eğitim Müdürü Miraç Sünnetçi, konuşmasında öğrencileri okumaya ve yazmaya teşvik ettiklerini vurguladı. Bu, elbette her eğitimcinin dile getirebileceği bir temenni. Ancak yıllar içinde bu projenin okul kütüphanelerini nasıl zenginleştirdiğini hatırlatması, bu sözleri temenniden çıkarıp somut bir başarıya dönüştürüyor. Bugün birçok öğrencinin buluştuğu bu değerli kitaplar, proje sayesinde okul raflarında yer buluyor.
Eğitim Bir-Sen Şube Başkanı Mustafa Arslan ise konuşmasına merhum Necmettin Erbakan’ın meşhur sözüyle başladı:
"Biz inandığımız davaya koşarak gideriz, koşarak gidemezsek yürüyerek gideriz, yürüyerek gidemezsek sürünerek gideriz”
Belki de bu ifade, projenin ruhunu en iyi anlatan cümleydi. Sekiz yıldır kimi zaman koşarak, kimi zaman yürüyerek, kimi zaman sürünerek bile olsa bırakılmayan bir çaba… Ve bu çaba dokuzuncu kez öğrencilerle buluşuyor.
Mustafa Arslan’ın altını çizdiği “60 bin kitap” rakamı da küçümsenecek bir katkı değil. Sekiz yılda binlerce gence ulaşan bu proje, belki de en değerli yönüyle öğretmen ile öğrenciyi aynı masada buluşturuyor. Aynı kitabı okuyup aynı sorular üzerine düşünmelerini sağlıyor; yani sadece okuma değil, kitap tahlili kültürünü de besliyor.
Bugünün gençliği çoğu zaman eleştiriliyor. Telefon bağımlılığı, dikkatsizlik, okuma alışkanlığının zayıflığı…
Ancak eleştiriden öte çözüm üreten bu tür projeleri görmek gerçekten sevindirici.
Bana göre gençlere doğru ortam sağlandığında, kitaplardan uzak durmadıkları; aksine okumaya ve konuşmaya hevesli oldukları görülüyor.
Başkan Arslan’ın, “Ülkemiz okuyan, yazan, düşünen gençlerle ileri gidecek” sözü belki kulağa sık duyduğumuz bir slogan gibi gelebilir. Fakat bu kez sözün arkasında sekiz yıllık bir emek, on binlerce kitap ve her yıl genişleyen bir okur kitlesi var.
Bir filmi, bir diziyi ya da bir spor karşılaşmasını heyecanla tartışabiliyoruz. Bana göre aynı heyecanın kitaplar için de yaşanması gerekiyor. Okullarda kitaplar okunmalı; öğretmen ve öğrenciler aynı coşkuyla kitabı yorumlayabilmeli, tartışabilmeli. Kitabın bıraktığı izler kalpten dile akmalı.
Afyon’da yürütülen bu proje gösterişten uzak, sade ama etkili bir yöntemle ilerliyor.
Bana göre böyle projelerin daha çok desteklenmesi gerekiyor. Çünkü bir kitabın sayfaları arasındaki hayaller, gerçekler ve umutlar bizi yarınlara hazırlıyor.
Ve unutmayalım.
Karanlık, okuyarak aydınlanır.